Datça’da Tatil Keyfi

Datça Muğla ilimize bağlı olan Datça son yıllarda turizm açısından çokça rağbet gören bir yarımadadır.Datça konaklama tatili için tercih edebileceğiniz bu şirin yarımadada gidebileceğiniz bir dolu tatil yeri vardır.Mavi yolculuklarında vazgeçilmez durağı olarak bilinen Datça’da her türlü tatil aktivitesini yaparken hem dinlenip hem eğlenebilirsiniz.

Datça yarımadası tarihi M.Ö 2000 yılına kadar dayanmaktadır. Arkeolojik kazılardan elde eldilen bilgiler bu yöndedir.İlk yerleşim Karlar zamanında olmuş,en yıldızlı dönemide Dorlar zamanında yaşanmış Datça’nın.Datça merkeze 2 km uzaklıkta bulunan Knido, Dor medeniyetinin merkezi olmuş.Zaman içinde bir çok önemli medeniyete ev sahipliği yapan Datça tarihi açıdan oldukça zengin bir tatil yeridir.Tarih koklayarak tatil yapmak isteyenlerinde tercih edebileceği yeşili ve mavisi ile gözlerinizi şenlendirecek eşsiz bir doğa harikasıdır.Dorlar , Romalılar ve Bizanslılardan sonra 13.yy da Menteşoğullarına bağlanmış ve 15 yy.Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katılarak Datça adını almıştır.

Datça’da gezilip görülecek bir çok yer var,bunlardan da bahsetmek isteriz.Knidos Antik Kenti Datça’nın mutlaka görülmesi gereken ilk yeri.Üzerinde bir çok kilise,tapınak,tiyatro ve görkemli anıtların bulunduğu bu antik kentde,ünlü heykeltıraş Praksiteles tarafından yapılan ve çıplak olarak tasvir edilen mitolojide aşk ve güzellik tanrıçası olarak bilinen Afrodit heykelide bulunmaktadır.Kızılbük,Hayıtbükü,ve Palamutbükü Datça’nın en güzel koylarıdır.Burada tekne turlarına katılıp mavi bayraklı plajlarda denize girme ayrıcalığını yaşarsınız.Tekne ile denize açılmış olanların mutlak uğrak yerleridir bu koylar ve su altı dalışı yapmak isteyenlerinde vazgeçilmez koyları arasında yer alır.Datça koyları tüm dünyada bilinen yabancı turistlerinde ilgisini çeken cennet koylardır.Datça tatili sırasında adına kanmayıp mutlaka Eski Datça diye bilinen yere gidin.Adına sakın aldanmayın.Eski Datça mimarisine uygun olarak restore edilmiş taş evler,taş kaplama sokaklarıyla muhteşem bir güzellik sergiliyor.Ünlü yazarımız Can Yücel hayatının son yıllarını burada geçirmiş. “Canevi “ diye ad verilen evi bir müze olmasa da,ailesi ziyaretlere izin veriyor.Tabi Eski Datça’da bulunan yel değirmenlerini de unutmamak lazım.Karaköy,Çeşmeköy,Yazıköy,Yakaköy,Kızlan Köyü ve Sındı Köyü bir çok güzelliği koynunda saklayan yerleri.

Sadece dinlenip,gündüz denize girip gecede bol yıldızlı bir gökyüzü altında sessizliğe gömülmek içinde Domuz Çukuru diye bilinen Domuzbükü biçilmiş kaftan sanki.Karadan ancak ya essek sırtında ya da yaya olarak gidebilirsiniz,yürümek istemeyenler tekne ilede geçebilirler.M.Ö 4.yy kalma seramik atölyelerinin bulunduğu Hızırşah Köyü kesinlikle uğramanız gereken başka bir bahçesi gibi Datça’nın.

Datça konaklama imkanı açışından oldukça zengin tesislere sahip.Datça Otel,Datça Pansiyon,Datça Apart ne isterseniz var,bütçenize göre bir yer bulabilirsiniz.

Datça’nın Bal , Badem ve Balığı pek meşhur,özellikle balı ihraç ediliyor dünyaca ünlü diyebiliriz,sizde Datça tatiliniz biterken alabilirsiniz evinize götürmek için,ama buraya kadar gelip yöresel yemeklerinden tatmadan olmaz tabi.Lokum pilavı,taratorlu börülce,tatlı tarhana ve kabak çiçeği dolması pek leziz mutlaka deneyiz.Bademli inciri tatlı severler içinde değişik bir lezzet tavsiye ederiz.

Datça tatili unutulmaz anılarla döneceğiniz eşsiz bir cennet.Neresinde kalırsanız kalın havasıyla doğasıyla,tarihi ile sizleri şaşırtacak güzelliğe sahip.O yüzden yanınızdan fotoğraf makinalarınızı ayırmayın.Hepinize Şahane bir Datça tatili dileriz.

Datça

2 Comments

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.